doğa sevgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğa sevgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2008 Perşembe

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi



Şimdi beni çok heyecanlandıran ve yeni keşfettiğim bir bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum. İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde bir tıbbi bitkiler bahçesi yer alıyor. Ve bu bahçe Türkiye’nin ilk tıbbi bitki bahçesi olma özelliğini taşıyor. 2005 yılında açılan bahçede ekili ve etiketli 450’yi aşkın bitki bulunuyor. Bu projeyi Zeytinburnu belediyesi ile Merkezefendi Geleneksel Tıp derneği birlikte hayata geçirmişler. Zeytinburnu’nda merkezefendi mahallesinde yer alan bahçe her gün ziyarete açık ve bu bahçede bir sera, bir herbarium yani kurutulmuş bitki koleksiyonu,bir tohum bankası,bir bitki laboratuarı ve bir bitki kurutma birimi yer alıyor.



Tıbbi bitkileri araştırmak, tanıtmak, üretmek ve korunup gelişmelerine yardımcı olmak projenin hedefleri arasında yer alıyor. Ayrıca Zeytinburnu tıbbi bitkiler bahçesinde,fitoterapi,bitkilerin ve beslenmenin kimyası,aromaterapi,masaj terapisi ve doğal vücut bakımı konusunda çeşitli seminerlere katılabilirsiniz.



Geliyoruz konunun beni en heyecanlandıran, sevindiren bölümüne. Bu bölüm, köşe bucak börtü böcek ekolojik yaz okulu. Bu yaz okulu programı yaklaşık 2 hafta sürüyor. Ve çocuklarınız burada bitkileri, doğayı daha yakından tanıma fırsatı buluyorlar. Program süresince doğa ile ilgili çeşitli belgeseller,filimler izliyorlar,çiçeklerin resimlerini çekiyorlar, sorumluluklarında olan kendi bitkilerini yetiştiriyorlar,bitkiler ile ilgili bir çok bilgi ediniyorlar,yaratıcılıklarını geliştiriyorlar.Hem eğleniyorlar,hem öğreniyorlar,hem de büyüyorlar. Benim bütün bir okul hayatına yaymak, uygulamak istediğim şeyi tıbbi bitkiler bahçesi bir program halinde,çocuğunuzun unutamayacağı ve gittiğinden daha mutlu olarak döneceği bir ekolojik yaz okulu programı halinde sunuyor. Çok güzel bir başlangıç bence.Çocuklar bizim yarınlarımız. Onların doğa sevgisiyle büyüyecek ve sonrasında dünyanın daha iyi bir yer olması için çalışacak bireyler olacaklarını düşünmek beni gerçekten heyecanlandırıyor ve sevindiriyor. Zeytinburnu belediyesini ve Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği’ni böyle başarılı, sevgi dolu bir projeye imza atmalarından dolayı kutluyorum.Umarım ülkemizin diğer şehir ve ilçelerinde de yeni tıbbi bitki bahçeleri açılır ve insanlığın faydası için çalışılmaya,insanlara doğa sevgisi aşılanmaya devam edilir.



20 Temmuz 2008 Pazar

Ekoturizm ve Eko Okullar Programı



Japonya’da ekoturizmin 15 yıl önce dikkat çekmeye başladığı ile ilgili haberi okuduğumda japonya’da dağcılık,rafting,dalış ve kaplıcalar gibi eko turizm olanaklarının bulunduğunu gördüm. Japonya’daki eko turizm olanaklarıyla ilgili detaylı bilgilere buradan ve buradan ulaşabilirsiniz. Ancak bizim ülkemiz de ekoturizm olanakları açısından oldukça zengin bir ülke. Örneğin dalaman çayında ,melen çayında yada Çoruh nehrinde rafting yapabilirsiniz. Dağcılık için Uludağ,Ağrı dağı,Erciyes dağı,Kaçkar dağları,Aladağlar gibi pek çok alternatif söz konusu. Kaplıca ılıca ve termal tesisler açısından da zengin olan ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olduğundan dalış içinde bir çok olanaklara sahip. Cennet gibi bizim ülkemiz cennet.Ancak bu tarihi ve doğal güzelliklerin korunması, bu değerlere sahip çıkılması lazım.



Eko okullar programı ise 27 Avrupa ülkesi, Güney Afrika, Kenya ve Şili olmak üzere toplam 40 ülkede 20.000’den fazla okulda uygulanmakta olan bir program. Eko okullar programının uluslar arası koordinasyonu ise Uluslar arası Çevre Eğitim Vakfı tarafından sağlanmaktadır. Ülkemizde’de değişik illerdeki 155 okul bu programa dahil bulunmaktadır. İlköğretim okullarında uygulanan program, öğrencilere çevre bilinci, çevre yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma konularında eğitim vermeyi amaçlamaktadır. Böylece çevresel konularda bilgisi artan öğrencilerin ailelerini, yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarını da bilinçlendirmede etkin rol oynamaları planlanmaktadır. Gerçekten ağaç yaş iken eğilir. Bugünün küçükleri yarının büyükleri.Çocuklarımıza çevre bilincini,doğa ve hayvan sevgisini önce aile içinde daha sonrada okullarda vermeliyiz. Böylece çevre için çalışan gönüllülerin sayısı artacak,daha çok ağaç dikilecek ve dünyamız daha iyi hale gelecektir. İyi bir dünyada yaşamak istiyorsak iyi bir dünya yaratmak için önce kendimizden sonra çevremizdekilerden başlayarak harekete geçmeliyiz.



Bence her okulda ayrılacak özel bir alanda organik tarım yapılmalı. Her öğrenci organik tarım yapmak için okulda ayrılmış belirli ufak bir araziden sorumlu olmalı. Böylece sorumluluk duygusunu geliştirmeli, emek harcayarak çabalayarak elde etmeyi öğrenmeli, bir şeyler başarmanın sevincini yaşamalı ve doğa sevgisiyle büyümeli.Ayrıca organik tarımın yanında, çocuklar bazı kümes hayvanları, kedi,köpek,kuş vb. beslemeye de özendirilmeli.Bunun içinde okulda ayrılmış özel alanlar olmalı. Ben bunun çocukların ruhsal gelişimlerine, öğrenme süreçlerine çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Kim bilir belki bir gün çok param olursa böyle bir okulu ben açarım.