sokak hayvanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sokak hayvanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2008 Cuma

Hayvanların Kısırlaştırılmasına Karşıyım! (Mutlaka Okuyun!)



Hayvanları çok seviyorum ve hayvanların kısırlaştırılmasına kesinlikle kesinlikle karşıyım. İnsanlar doğanın dengesini bozuyor. Bu kedi köpek severlerin sitelerindeki kısırlaştırma kampanyalarını da kasaplık haberler olarak görüyorum. Bu bir vahşet. Sen bir canlının anne olmasına nasıl mani olabilirsin ya. Böyle önemli bir konuda nasıl onun adına karar verebiliyorsun? Kim oluyorsun sen kim? Bu hakkı nereden aldın? Kimden aldın? Sözlerim hayvanları kısırlaştırmak isteyenlere tabi. Kısırlaştırmaya çok meraklılarsa hapishanedeki katilleri, tımarhanedeki delileri ve hayvan sevmeyenleri kısırlaştırsınlar.Sen dokuz tane doğurup sokağa salmasını biliyorsun ama.Bir de bu kısırlaştırmaları güya hayvan severler yapıyorlar.Deli oluyorum deli. Bahaneleri de hazır. Neymiş efendim hayvanlar sokaklarda ziyan oluyorlarmış. Doğal seleksiyon denen bir şey var. Onların kendi düzenleri var. Kısırlaştırma kadar basit ve aptalca bir çözüm olamaz.Çözüm bile değil bu.Kendisini çok akıllı zanneden ama bir o kadar aptal olan insanların her şeyi kontrol edebileceklerini sanmalarından ibaret durum.Sokak hayvanları çoğalıyormuş eeeee yok ne olacak bunların halleri.



Dünyada bir sürü sorun var açlık, kıtlık, küresel ısınma,yüksek enflasyon geçim derdi,petrol savaşları,su savaşları,dandik bir cep telefonu için bile adam öldürüyorlar ee o zaman sen ikinci üçüncü çocuğunu bu sorunların içine doğurma bakalım.Yazık iş bulamayınca çocuklar sokaklarda ziyan zebil olmasınlar,it uğursuz olup çevreye zarar vermesinler o zaman böyle hayvanların kısırlaştırılması gerektiğini düşünen insanları bir çocuk doğurduklarında kısırlaştıralım.Malum ziyannn olmasınlar. Çok sinirleniyorum bu kısırlaştırma olayına çok… ağzımdan alev bile püskürtebilirim bir ejderha gibi. Sokak hayvanları çoğalıyormuş. İnsanlarda çoğalıyor,evlerde çoğalıyor ve çarpık kentleşmeye sebep oluyor.O zaman bu aptalca mantıkla gidersek artık kimse mimarlık okumasın,mühendislik okumasın mühendislik fakültelerini kapatalım pardon kısırlaştıralım yada bu evlerin yarısını yıkı yıkı verelim olur mu? Sonra bu hayvanların soyu tükenmeye başlayınca kampanyalara başlarlar. Kısırlaştıracağına insanlara hayvan sevgisi aşıla herkes evine sokaktan bir veya iki hayvan alarak onları ev sahibi yapsın. Bunları yapmak zor tabi.Onlar kolay ve aptalca olan çözüm olarak gördükleri şeyi yapmaya devam ediyorlar. Kısırlaştırıldıklarında bu hayvanların dengesi bozuluyor, doğanın dengesinin bozulduğu gibi.



Küçük minik sevimli kedi yavrularına bakın. Onlara dokunmak istiyorsunuz seviyorsunuz aa şuna bak yumakla nasıl da oynuyor diyorsunuz. Eğer bu kedinin annesi kısırlaştırılsaydı bu vahşi,bu düşüncesiz, bu aptal insanlar tarafından sen bu sevimli kedi yavrularını ve oynayışlarını göremeyecektin. Diyebilirsin ki işte orada kuyruğu kesik,açlıktan karnı birbirine yapışmış,öksüren ve bir gözü kavgada çıkmış bir kedi var.İşte bu kedinin annesi kısırlaştırılsaydı o bu durumda olmayacaktı. Hayır hayır hayır.Onun bu durumunun sorumlusu benim gibi kısırlaştırmaya karşı olanlar değil (tabi benden başka varsa bilmiyorum) yada bu kedinin annesinin kısırlaştırılmaması değil bunun sorumlusu çocuklarına hayvan sevgisi aşılamayan aileler, bunun sorumlusu bu kediyi evine alarak sahiplenmeyenler bunun sorumlusu merhametsiz insanlar. Bunu göremiyor musunuz? Lütfen sokak hayvanlarını kısırlaştırmayın ve kısırlaştırılmasına yardım etmeyin. Ya da ben hayvanları çok seviyorum bak geçen ay 5 tane sokak kedisini kısırlaştırdım gibi aptalca çümleler kurmayın.



Biraz düşünün, düşünün ve hissedin bir canlının annelik duygusunu tadamayacağı zamanki acısını.Buna hakkınız var mı? Kendinizi ne kadar da önemli görüyorsunuz. O kadar önemli ki bir canlının hayatı ve doğurganlığı üzerinde onun ne hissedeceğini düşünmeden yada haberi olmadan karar verecek kadar önemli.Bir şey söyleyeyim mi: Bu kadar önemli değilsiniz. Hiçbir insan da bu kadar önemli olamaz. Ne zaman bir insan önemli olur biliyor musunuz? İyi bir insan olduğu zaman,çevresindeki canlılara saygı ve sevgi gösterdiği zaman,bir canlının yaşamasına yardım ettiği zaman,yardım ettiği zaman.Kendi aptalca fikirlerine göre kısırlaştırdığı zaman değil.Nokta.

20 Temmuz 2008 Pazar

Okaliptus Ağaçları ve Amik Ovası



Ağaçların sağladığı yararları hepimiz biliyoruz. Onlar dünyamızın akciğerleridir. Gölgelerinde dinleniriz, erozyonu önlerler, yeşil renkleriyle ruhumuzu dinlendirirler, birçok ağaç bir araya gelip bir orman oluşturduğunda bir çok canlıya ev sahipliği yaparlar. Hatta ben evde bulduğum her türlü boş kaba toprak doldurup bir gün görkemli ağaçlar olmaları ümidiyle yediğim meyvelerin çekirdekleriyle dışarı çıktığımda topladığım çınar vb. ağaçların tohumlarını ekiyorum. Enteresan olansa biraz sonra okuyacaklarınız. Ağaçların böyle faydaları bilinirken Amik ovasında farklı bir durum söz konusu. 1970’li yıllarda Amik ovasındaki 170 bin dönüm alana, amik gölünü ve çevresindeki bataklığı kurutması için 400 bin okaliptus ağacı dikilmiş ve böylece bu arazide tarıma başlanmış. Yıllarca ekilip biçilen bu arazide ise artık kuraklık baş göstermeye başladı. Çünkü yetişkin bir okaliptus ağacı 250 ton su tüketiyor. Uzmanlar ise yer altı sularını tüketen okaliptus ağaçlarının sökülerek buralara iklime daha uygun ağaçların dikilmesini öneriyorlar. Konuyla ilgili detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. 38 yıl önce sulak alanlar kurutulmaya çalışılırken şimdi sulak alanların yeniden oluşturulması için projeler geliştirilmeye çalışılıyormuş. Bence doğanın dengesini bozmakta insanların üstüne yok. Örneğin ben hayvanların kısırlaştırılmasına karşıyım. Bazı mahalle azgınları mahallemizdeki köpeklerin kısırlaştırılması gerektiğini düşünüyor. Bense onların ve onlar gibi düşünenlerin. Dünyanın sonuna yaklaşılıp mahalle aralarında yaşayan sevimli kedi ve köpeklerin soyu tükenmeye başladığında da bence aynı bu haberdeki gibi tüh tüh ne yapsak ki bu soyu tükenen sokak hayvanlarını yeniden çoğaltmak için yeni projeler üretmeliyiz diyecekler sanırım. Hoş o kadar vicdanlı ve duyarlı olabileceklerini de düşünmüyorum ya neyse. Umarım benim gibi hayvan severler sayesinde kedi ve köpekler mahallelerimizde dolaşmaya devam ederler ve bir çok insanın unutmaya başladığı sevgi ve merhamet gibi duyguları bize hissettirmeye, içimizi ısıtmaya devam ederler. Zaten bence bir hayvana ya da bitkiye bakıp mutlu olmayı başaramayan huzur duyamayan, onlara karşı sevgi hissedemeyen bir insan çok değeli bir hediyeden, bir hazineden yoksundur. Hatta kızıp bütün insanlardan nefret ettiğim zamanlar hariç çoğu zaman karşılaştığım her insanın gözlerindeki ışıltıda bile ben o mutluluğu yakalayabiliyorum. Her insan ayrı bir dünya her insan ayrı bir kitap gibi. Her insan ayrı bir mucize. Her canlı var oluşu ve yaşamıyla bir mucize.Ve biz zaman zaman unutsak da mucizeler diyarında yaşıyoruz. Ayrıca okaliptus ağaçları kesilmesin.Yerlerinden söküldüklerinde ise yaşayabilecekleri uygun iklimli bir yere ekilsinler. Bir ağacın yetişmesi aynı bir insanın yetişmesi gibi emek ve zaman istiyor. Ayrıca bir değil 400 bin ağaç söz konusu. Umarım gereken hassasiyet gösterilir.