hissetmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hissetmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2011 Perşembe

Aklımdan Geçen Cümle


Sizlerle enteresan bir anımı paylaşmak istiyorum. Üniversitedeyken yaşadığım bu olay karşısında ben de şaşkınlık yaşamıştım. Üniversitedeyken en yakın arkadaşıma ekonometri sınıfından bir çocuk çıkma teklif etmişti. O da nazikçe reddetmişti. Biz kendisiyle arkadaş olduk sonrasında. Ders aralarında, kantinde, yemekhanede karşılaştığımızda selamlaşır, iki çift laf eder hale gelmiştik. Bir gün en yakın arkadaşımla kantinde oturuyoruz o yanımıza geldi. Selamlaştık. O yanımıza oturmadı ama konuşmaya devam ediyoruz. Kendisi alttan bıraktığı derslerini artık çalışarak vermek istediğinden bahsediyordu ama daha çok arkadaşıma bakarak konuşuyordu. Bende konuşan o olduğu için onun yüzüne bakarak onu dinliyordum. Birden aklımdan “acaba çok az zamanının kaldığını bilseydi yine de derslerini vermeye çalışır mıydı ?”, şeklinde bir düşünce geçti. Ancak aklımdan geçen bu düşüncemi tabi ki sesli olarak paylaşmadım. Böyle düşündürtecek herhangi bir durum hakkında bir bilgiye sahip değildim. Onu dinlerken, ona bakarken aklımdan bir anda geçen bir düşünceydi bu. Sonra bizde kendisine başarılar diledik. O günkü sohbetimizden hatırladıklarım, kaldığı derslerinden geçmek istemesi ve o anda aklımdan geçen bu garip cümle. O günkü kısa sohbetimizi sonlandırdık. Aradan birkaç hafta geçti. Geçen süreyi tam hatırlayamıyorum ama yaptığımız konuşmayı hatırlayacak kadar kısa, çok uzun olmayan bir süreydi. En yakın arkadaşımla beraber sınıfımızın yer aldığı katta ilerliyorduk. Ekonometri sınıfının kapısının önünden geçerken kapıda asılı olan bir resim dikkatimizi çekti. Başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin, arkadaşımızı kaybettik, benzeri bir yazı yazıyordu. Meraklandık. Kim olduğunu anlamak için resme daha yakından baktık. Resimdeki O’ydu. Birkaç hafta evvel bizimle sohbet eden, kalan derslerini vermek istediğini söyleyen arkadaşımızdı. Sınıfın kapısındaki resimden edindiğimiz bilgiye göre trafik kazası geçirmişti. Arkadaşım ve ben bir birimize baktık. Hem şaşırdık, hem de üzüldük. Ölümün insanı ne zaman nerede yakalayacağı belli olmuyor. Bunu önceden hissetmiş olmam da beni şaşırtmıştı.

Yazım ile ilgili yapılan iki yoruma buradan ulaşabilirsiniz.

25 Nisan 2011 Pazartesi

Gün Biterken Gece Başlarken



Gece olup hava karardığında güneş dünyanın bir başka yerini aydınlatmaya gittiğinde farklı hissettiğinizi fark ettiniz mi? Güneşin batış anı zaten kendi içinde izlenesi bir sanat gösterisi. Güneş sarıdan turuncuya dönerken bulutların üstünde yer yer pembe ile morun ahenkle dans ettiği görsel bir şölen izletiyor bize. Turuncu bir ışık kütlesi halinde gözden kaybolmak üzereyken ise bazen belli belirsiz bir kızıllık.Bulutlarsa her an başka bir şekle bürünüyorlar sanki bizim için. Her gün güneş bizim için bu kadar güzel batıyor sanki. Sarı saçlarını toplayıp özlendiği yere gidiyor.Biraz da onları ısıtıyor,gülümsetiyor.

Biraz da onlar için ışıldıyor.Gökyüzü her gün bizim için süsleniyor.Güneşin doğuşuyla batışıyla bizim için her gün mükemmel bir tablo hazırlanıyor.Paha biçilmez ve eşsiz bir tablo.Güneş battıktan sonra siyah engin derin gökyüzüne saçılmış pırlantalar gibi yıldızlar parlıyor.Aysa bir gece lambası gibi karanlık gecelerimize aydınlık ve anlam katıyor.Her zaman aynı yerde değil aynı şekilde değil.Kimi zaman hilal kimi zaman dolunay.Kimi zaman bulutların arkasında kimi zaman gecenin ortasında.Gece ve gündüz birbirini kovalıyor.




Güneş battığında, gece olduğunda kendimi daha dingin daha huzurlu ve farklı hissediyorum. Gündüzün yoğunluğu karmaşası insanın kendisini dinlemesine fırsat vermiyor. Aklınız hep yapacaklarınız, yapmak istedikleriniz,yapamadıklarınız,yapmak zorunda olduklarınız yada yanlış yaptıklarınız ile dolu oluyor.Geceler ise sanki sadece size ayrılmış özel zamanlar gibi.Kendinizi dinlediğiniz, kendinize zaman ayırdığınız zamanlar.Huzur veren bir sessizlik var.Sokaklar sessiz kimsesiz. Gündüz geçtiğiniz yerlerden kimsenin pek olmadığı gecenin geç saatlerinde geçtiğinizde orası gözünüze farklı gözüküyor. Sanki o her zaman geçtiğiniz sokak değilmiş gibi. Farklı bir yerdeymişsiniz gibi.Tabi ki bu büyük ihtimal ile o anki ruh haliniz, hisleriniz, düşünceleriniz ile ilgili. Sanki bütün sokak size kalmış gibi. Sadece siz varmışsınız gibi.



Tabi bu özel hisler kendinizi güvende hissettiğiniz anlar için,yanınızda güvenebileceğiniz birinin olduğu anlar için geçerli.Yoksa gecenin geç bir vakti ıssız bir sokakta korku ve endişe ile karışık hislerle yürürken ve eve bir an önce sağ salim dönme arzusu taşırken bu nedenle de hızlı hızlı yürürken anlaşılamaz,hissedilemez..Yada gecenin geç bir vakti kalabalık bir yerde eğlenmeye gidip kendi varlığını dahi algılayamayacak kadar çok içmişken anlaşılamaz.Ancak insanın sevdiği,güvendiği arkadaşlarıyla akşam dışarıda yemek yemesinin sohbet etmesinin dolaşmasının birlikte zamanı ve sevgiyi paylaşmasının da ayrı bir keyfi oluyor.Mutlu hissettiğinizde,sevildiğinizi,sevdiğinizi hissettiğinizde,bir gruba ait olduğunuzu desteklendiğinizi hissettiğinizde,birlikte güldüğünüzde zaten gözleriniz bir başka ışıldıyor. Büyülenmiş gibi çevrenizdeki her şeyi çok hoş görüyorsunuz.İçinizin güzelliği dışınıza yansıyor.Romantik anlamlı bir gecenin ardından mutlu uyuduğunuzda mutlu uyanıyorsunuz.



Ve gün de sizin için keyifli başlıyor ve keyifli devam ediyor.Hepinizin tüm gün ve gecelerinin mutlu geçmesi ve gözlerinizin hep sevinçle ışıldaması dileğiyle…



Bu yazım ile ilgili yapılan 2 yorumu buradan okuyabilirsiniz.

Yazdıklarım Ama Burada Yayınlamadıklarım


Hafif.org’da kimler neler yazmış,neler yazabilirim diye şöyle bir gezinirken son derece samimi yazılmış yazılara,özenle seçilmiş cümlelere,romantik şiirlere,enteresan şiirlere,zekice yazılmış paragraflara,espirili yorumlara bilgi içerikli yazılara rastladım.Bana benzeyen insanlara rastladım.Kendimden bir şeyler buldum.Aslında pek çok yönümüzle birbirimize benziyoruz.Bazen kızıyoruz, bazen üzülüyoruz, seviniyoruz, sevişiyoruz, gülüyoruz, dua ediyoruz,yemek yiyiyoruz,seyahat ediyoruz.Farklılıklarımız sadece küçük detaylarda saklı.Farklıyız ama bir bakımada aynıyız.
Aynı bütünün parçalarıyız. Renkli, albenili, parlak ışıldayan yada siyah parçaların oluşturduğu bir bütünüz….



Gelişen teknoloji ve bilgiye ulaşabilme hızımızın artması dolayısıyla hemen hemen aradığımız her türlü bilgiye internetten yada daha ciddi bir araştırma yapıyorsak kütüphanelerden ulaşabiliyoruz.Bu nedenle içten yazılan şiirler,bir ana bir duruma ilişkin fikir ve duygu bildirme, aktarma amaçlı yazılar daha çok ilgimi çekti ve zevkle keyif alarak okudum.Ancak bilgi içerikli yazıları hazırlamak için verilen emeği de takdir ediyorum.Böylece merak ettiğimiz konularla ilgili bilgileri özet olarak,toplu bir biçimde bulabiliyoruz.Bilgi içerikli yazıların içindeki linkler işimizi kolaylaştırıyor.



Bende böyle içten yazılar şiirler yazmayı seviyorum.Aslında şiirlerim ile ilgili yorumlarınızı duymayı çok isterdim ancak burada yazdığımda gerçek adımla yayınlanmamış olacaklar ve üstelik hiç birini noterden tasdik ettirmedim.Ne bileyim işte bazen gereksiz endişeleniyorum, fazlaca düşünüyorum.Emek harcadığınız şeyler sizin için değerli oluyor.Fazlaca sakınıyorsunuz.Bu arada tabi ki burada yayınlanan şiirleriniz çok değerli,özel,emek harcanmış eserler.Bu benim kendi tercihim ve düşünce aşamalarım ile ilgili.Aslında dünyaca tanınmış bir şair ve yazar olmak isterdim.



Yayınlamazsan nasıl olabilirsin ki dediğinizi duyar gibiyim.Ancak korkuyorum da. .Ünlü olmaktan da korkuyorum.Çok komik sanki yayınlayınca hemen ünlü olacakmışım da Belki acımasızca eleştirilmekten ki bunu en çok kendime ben yaparım.Bazen başarısız olmaktan korkuyorum.Bu korku yüzünden bazen ders çalışmaya başlayamıyorum.Bazen de başarabileceklerimden korkuyorum.Kendi gücümden korkuyorum. Aslında cesur olduğumu düşünüyorum ancak korktuğum zamanlar olduğunu da itiraf etmeliyim. Karanlıktan da korkuyorum. Gerçi şuanda yazımı karanlıkta yazıyorum. Demek ki her zaman karanlıktan korkmuyorum. Korku yada diğer hisler insanın düşünceleri ile ilgili.Düşünceler duyguları etkiliyor.Duygular davranışlarımızı.Davranışlarımız,seçimlerimiz tekrarlanma sıklığına göre kişiliğimizi oluşturuyor.Bazen duygular düşüncelere hükmediyor bazen de düşünceler duygulara.Bazen ikisi de insanı ayrı bir yöne çekiyor,karar vermek zorlaşıyor. Ancak gelecekte gerçekleştireceğimiz her adımda karşımıza çıkacak engelleri şimdiden düşünerek ortadan kaldırmaya çalışmak doğru değil.Seçimlerimiz yaşayacaklarımızı oluşturacak.Sorunlar karşımıza çıktığında tek tek çözmeye çalışmalıyız.Gerçektende insan bazen gereksiz yere gelecekle ilgili endişelere kapılıyor.Geçmişteki olumlu olumsuz anıların arasında kayboluyor.Yazdıklarınızı okuyunca bende kendi düşüncelerimi hislerimi ifade etmek istedim.Daha önce kendi sitemde yazdığım yazılar vardı.Keşke dedim onları burada yayınlasaymışım.Böylece yorumlarınızı öğrenebilirdim.Burada birçok yazar ve okuyucu var.Daha çok beyine daha çok kalbe daha çok ışıldayan göze ulaşabilirdim.Yazılarımı eğer okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.Okuduğunuz bir yazımla ilgili yorumlarınızı duymaktan çok keyif alırdım.Konuyu ele alış biçimim,yazı kabiliyetim,ifade tarzım,yazılarımın keyifli yada sıkıcı olup olmadığı,anlamsız,karmaşık yada samimi olup olmadığı ile ilgili fikirlerinizi öğrenmek isterdim.Ayrıca vakit ayırıp yazdığım bu yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Bu yazım ile ilgili yapılan 16 yorumu buradan okuyabilirsiniz.